GÜNDEMAR Araştırma’nın Aralık 2025 verileri, Türkiye’de toplumun 2025 yılını büyük ölçüde “kötü” olarak değerlendirdiğini; ekonomi, adalet ve ifade özgürlüğü alanlarında derin bir memnuniyetsizlik yaşandığını ortaya koyuyor.

GÜNDEMAR Araştırma hem 2025 yılı değerlendirmesi hem de 2026 yılı beklentisi için vatandaşın nabzını tuttu.
Toplumun yaklaşık dörtte üçü 2025 yılının genel olarak kötü geçtiğini belirtirken, ekonomik gidişatın kötü olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 82 oldu.
2026 yılında Türkiye ekonomisinin “iyi” olacağına inananların oranı yalnızca yüzde 12 oldu.
Vatandaşın yüzde 29’u 2026’nın 2025 yılı gibi benzer şekilde devam edeceğine inanırken, “kötü olacak” diyenlerin oranı yüzde 56 oldu.
2025 yılında Türkiye için genel gidişin kötü olduğuna inanan vatandaş, yüzde 77’lik bir oranla “adalet ve hukuk sisteminin” de kötü gittiğini belirtiyor.
Vatandaşın 2026 yılı için önceliği ise yüzde 66 ile ekonomik durum, yüzde 18 ile “adalet ve hukukun üstünlüğü” oldu.
20-26 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelindeki 60 ilini kapsayan ve örneklem büyüklüğü 2.365 kişiden oluşan araştırma sonuçları ile ilgili olarak GÜNDEMAR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat şunları söyledi:
“Yaptığımız araştırmada 2025 yılına ilişkin yılı ‘kötü’ olarak değerlendirenlerin oranı, ‘iyi’ diyenlerin çok üzerinde seyretmektedir. Bu tablo, yıl boyunca yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmelerin toplum nezdinde kalıcı bir olumsuzluk algısı ürettiğini göstermektedir.
Toplumun yarıdan fazlası, 2026 yılının ekonomik açıdan daha kötü olacağı kanaatindedir. ‘İyi olacak’ beklentisi sınırlı bir kesimde kalırken, geniş bir çoğunluk ekonomik sorunların ya kötüleşeceğini ya da mevcut düzeyde süreceğini düşünmektedir. Bu tablo, ekonomik krizin geçici bir dalgalanma değil, süreğen bir yaşam koşulu olarak algılandığını ortaya koymaktadır.
Yine aynı şekilde toplumun büyük bölümü siyasetin 2026’da daha gergin ve istikrarsız bir siyasal iklimde geçeceğini düşünmektedir. Bu durum, siyasal kutuplaşmanın geçici bir dönemsel kriz değil, kalıcı bir siyasal atmosfer olarak algılandığını göstermektedir.
Nitekim adalet ve hukuk sistemine ilişkin beklentiler, toplumsal güvensizliğin en derinleştiği alanlardan biridir. Kamuoyunun çoğunluğu, 2026 yılında adalet sisteminin daha iyi bir noktaya evrileceğine inanmamaktadır.
Genel olarak 2026 beklentileri, toplumun geleceğe dair güçlü bir iyimserlikten ziyade temkinli bir kabulleniş ve yaygın bir güvensizlik içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Toplum, büyük vaatlerden çok öngörülebilirlik, adalet ve ekonomik güvenlik talep etmektedir. Bu beklentilerin karşılanamaması durumunda, umutsuzluk duygusunun daha da derinleşmesi ve toplumsal bağların zayıflaması riski güçlenmektedir.”
Geride bıraktığımız 2025 yılını genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı boyunca Türkiye ekonomisinin genel gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı boyunca sizi ve ailenizi ekonomik açıdan en çok zorlayan konular hangileri oldu?
2025 yılı boyunca Türkiye’de adalet ve hukuk sisteminin işleyişini genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı boyunca adalet ve hukuk alanında sizi en çok zorlayan / rahatsız eden konular hangileri oldu?
2025 yılı boyunca Türkiye’de ifade özgürlüğünün genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı boyunca ifade özgürlüğü alanında sizi en çok zorlayan veya rahatsız eden konular hangileri oldu?
2025 yılını genel olarak düşündüğünüzde, duygu durumunuzu hangisi en iyi yansıtır?
